Sign in to follow this  
Followers 0
  • entries
    7
  • comments
    12
  • views
    1,814

About this blog

Bu kısımda incelemek ya da eleştirmek istediğim şeyler derleyip sizlere sunacağım.

Entries in this blog

GodlessNinja

Shadow of Mordor

 Hazır ikinci oyunun da çıkmasına az kalmışken ilk oyunu bir inceleyeyim dedim. İlk çıktığı zamanlarda adını bile duymamıştım. Arkadaşlarım Shadow of Mordor oynadın mı dediği zaman o ney ki deyip kalıyordum. Çıktığından haberimin olmamasının sebebi çıktığı zaman bende henüz oyunu kaldırabilecek bir bilgisayar olmamasıydı. Arkadaşımın evine gidip oynuyordum ama ne oynadığımı pek bilmiyordum açıkcası. Zamanı gelip bana bilgisayar alınınca da oyunun korsan versiyonunu indirip oynamıştım. Fazla ilerleyemeden oyunu da silmiştim zaten. Ama içimde oyunu oynama isteği hala vardı. Tekrar da yüklemek istemedim, malum oyun korsan yüklesem baştan başlayacaktım. Ben de kim uğraşacak dedim ve uzun bir süre öyle bıraktım. Aradan 1 sene geçti yaz indirimleri zamanında oyun ve bütün DLC paketleri 20 TL'ye düştü. Fırsat bu fırsat dedim direk aldığımla indirdim. 45 GB'a yakın bir indirme yaptıktan sonra " Deyse bari 45 GB az değil şimdi. " dedim kendime. Oyuna bir girdim çıkmak bilmedim. Sürekli oynuyordum. Şimdi gelelim bu oyunun neden oynanması veya oynanmaması gerektiğine.

598a1d89d1c2b_ShadowofMordor.PNG.43e0e5e8c3794d6da7a79cbc218cbe7f.PNG

 Hikaye

 Kara Kapılar'da konuşlanmış bir Gondor garnizonunun kaptanı olan "Ranger" Talion, bu bölgeyi korumakla ve Mordor'u gözlemekle sorumlu. Ancak bir gün Talion'ın garizonu, üç tane Kara Númenórean'ın liderliğindeki Uruklar tarafından saldırıya uğruyor. Oyun boyunca bir bir karşılaşacağımız bu üç kötü kaptanın isimleri ise Sauron'un Çekici, Sauron'un Kulesi ve onların lideri Sauron'un Eli. Talion, eşi Loreth ve oğlu Dirhael bu üçlü tarafından ele geçiriliyor ve Kara El tarafından bir ayinle infaz ediliyorlar. İnfazın amacı ise Elf Lordu Celebrimbor'u geri getirmek ve onu kötü amaçları için kullanmak. Ayin sırasında Talion'ın eşi ve oğlu ilk infaz edilenler oluyor. Celebrimbor ise boğazı kesilen Talion ile birleşiyor ve onu ölümden kurtarıyor. Ancak bir tayf olarak geri dönen Celebrimbor'un hafızası yerinde değil. İki kahramanımız, Celebrimbor'un kim olduğunu bulmak ve Talion'ın intikamını almak için birlikte yola düşüyorlar.

middle-earth-shadow-of-mordor-4.jpg.8e2a2cf22742351e6b2d1220ef79efa7.jpg

 ( OYNARKEN HİKAYESİN ZERRE UMURSAMADIĞIM İÇİN BU HİKAYEYİ OYUNGEZER'İN KENDİ SAYFASINDAN ALDIM. )

 OYNANIŞ

 Bana kalırsa bir oyunu oyun yapan, onu oynamamı sağlayan asıl etmen oynanabilirlik - oynanıştır. Rahat kontroller, kamera açısı, saldırı - savunma sistemi gibi. Bu oyunda bunların 1'i dışında hepsi çok rahat. Ben oyunu klavye - mouse üzerinden oynamadım o yüzden aslında o öyle değil derseniz bilemem. Kontroller üzerinden yorumlarımı yapacağım. Biri dışında hepsi rahat dedim çünkü bana rahat gelmeyen tek şey kayaların üzerinden kendimizi boostlayıp koşarken kamerayı çevirmek. Kontrollerda gerçekten işkence. Az çeviriyorsun dönmüyor çok çeviriyorsun 0 çiziyor. Bana kontroller açısından sorun yaşatan tek şey buydu. Oyunun saldırı - savunma sisteminin iyi olmasının yanı sıra size gerçekten bunu hissettirmesi. O kılıcı savurduğunuzda düşmanı gerçekten kestiğinizi veya kafasını kestiğinizde o ağırlığı hissettiriyor oyun size. Bazı oyunlarda olduğu gibi boşluğu kesmiş gibi hissetmiyorsunuz. Hah bir de hatırlamışken hayvana binme olayı. Yaratık... Amaaaan neyse ne. Zaten Orta Dünya Evrenini bilmiyorum. İlgilenmiyorum açıkcası da. Ne kadar gerçekçi ya da değil bilmiyorum. Dediğim gibi de ilgilenmiyorum zaten. Neyse ne asıl konuya dönelim. Binicilik. 

 O kadar gereksiz bir eklenti ki. Yani gerçekten hiç gerek yok. Zaten harita çok küçük bir de doğru yeteneğe verirseniz resmen yarış arabası gibi gidip gelebiliyorsunuz. Fast Travel da cabası. Ama bunlar olmasa da neden yok derdim açıkcası. Ne iyi etmişler de koymuşlar diyelim.

Atmosfer

 Oyunun adı Middle Earth Shadow of Mordor. "Middle Earth" "MİDDLE". Peki bu oyun bize Orta Dünya atmosferini nasıl yansıtıyor. Yansıtmıyor. Tamam hikayedeki bazı karakterler "gerçek" Orta Dünya hikayesinde yer alsa da oyunun Orta Dünyada geçtiğini kanıtlayan tek şey adı. Mordor'da konuşlanmış Uruklar tarafından işkence verilen ve kölelik yaptırılan insanlar sanki bilerek gitmiş oraya gibi. Etrafta boş boş yürüyorlar bazen koşup kaçtıkları falan oluyor da sanki ebelemece oynuyorlar. Bana işkence edilse acıdan avazım çıktığı kadar bağırırım. Bu adamlara vuruyorlar Gık demiyor herifler. Oradaki korkuyu hissettirme açısında çok zayıf. Harita çok ruhsuz bir kere. 2012 yılında çıkan FarCry 3 adaları ile bir kıyasladım da. Adamlar cidden yapmış yani o dünyayı. Oradaki ekosistem olsun manzara olsun, dağlar tepeler falan çok hoş. Bir kaplanı geyik kovalarken görebiliyordunuz. Bu oyunda ise yok. Yani o sistem yok demiyorum direk canlı yok. Uruklar ve köleleri var. Ha az önce bahsettiğim şu binekler var diyorsanız onlar zaten başı boş dolaşan şeyler değiller. Köpek at karışımı olan şey genelde kafeste oluyor. Büyük dev olan da arada çıkıyor. Random event gibi resmen hiç canlı hissettirmiyor. Assassin's Creed'in o salak NPC'leri bile bundan daha canlı hissettiriyor. Ha oyunu oynarken bunu ne kadar taktım. Hiç. Çünkü amacım o "BOŞ" olan haritayı gezmek değil Sauron Ordusundaki Urukları teker teker ele geçirmek olduğu için etraf hiç dikkatimi çekmedi bile. Gelelim o NEMESİS kısmına.2720301-1151812676-27100.thumb.jpg.3e8ec3316ac9870532db023a0211f3c7.jpg    2014-10-21_00001.thumb.jpg.199558e3cd7e71b9267e2564a75d8f4a.jpg

maxresdefault.thumb.jpg.12b4372ec7442ed995e252f19439307f.jpg

Assassin's Creed ile kıyaslamak için fotoğrafı koyarken fark ettim de NPC'ler cidden boşmuş. xD 

 

Sauron Ordusu

 Daha önce hiçbir oyunda görmediğim ve bu oyunda görünce de acayip zevk alıp saatler boyunca oynadığım bu sistem benim için oyunu kurtaran sistem. Oyunda bir müddet ilerledikten sonra karakteriniz gerekli yeteneği aldığı zaman bütün ana görevi bırakıp ordu kurmaya başlıyorsunuz. En azından ben öyle yaptım. Talion ( Ana karakter ) oyunun on çeyreğinde düşmanları ele geçirme özelliği kazanıyor ve bu sadece küçük Uruklarla sınırlı değil. Warchief denen üst düzey Uruklarda bile işe yarıyor.

 Orada burada gezerken bir Kaptan buluyorsunuz ve onu ele geçiriyorsunuz. Ama her Kaptanın ve Warchief'in zayıflıkları ve dirençleri var. Bunları öğrenip ona göre saldırı yapmanız gerekmekte. Misal adama uzaktan saldırı ( Ok ) işlemiyor, patlamadan ve ateşten korkmuyor, yakın dövüş bitirme hareketleri işe yaramıyor. Neredeyse ölümsüz bir adam. Ama adam yırtıcı hayvanlardan korkuyor. Daha önce bahsettiğim kafesteki o hayvanı adama salıp korku içinde kaçırtırken arkadan gelip adamı ele geçirebiliyorsunuz. Veya öldürürsünüz o size kalmış. Daha sonra Warchief hakkında bilgi alıp 2-3 adamıyla beraber dolaştığını öğreniyorsunuz. O 2-3 adamı öldürüp adamı tek de bırakabilirsiniz fakat ele geçirip savaş meydanında korumalarının olduğunu düşünüp onlarla beraber adama saldırıp şaşkınlık içinde öldürülmesini veya korkup kaçmasını da izleyebilirsiniz. Şahsen be ikinci seçeneği tercih ettim. Hatta bununla da yetinmedim o adamı da ele geçirdim. Oyunda ele geçirdiğiniz Uruklar genelde 7 Seveyide başlıyor. Bir Urukun zırhları ve kılıcı çok hoşuma gitmişti ve o Uruk'u 30 seviyeye kadar çıkarttım. Her bir savaş kazandığında 1 seviye atlıyor. 23 ayrı meydan muharebesinde adamı ön safa koydum ve 15'e 15 kişilik meydan savaşlarında adama yardım edip hep kazandırdım. Oyunun sonlarına doğru savaşmamız gereken diğer Warchief'ler olduğunu bilmiyordum. 2 orduyu birbirine girdireceğimiz hiç aklıma gelmemişti. O adam 30 seviye diğerleri 10 - 15 - 8 - 9 gibi komik rakamlar. Savaş başladığı zaman benim arkamda 30 kişi onlarda ise 60 - 70 kişi. Dedim herhalde kaybettim. Ama o kadar uğraş sonucu 30 seviyelik adamım diğer Warchief'e tek attı ve diğer Urukların yarısı savaşmadan korkup kaçtı. O an o kadar zevk aldım ki.

 Hani filmlerde olur ya iki ordu karşı karşıya durur sonra kral o en karizmatik güçlü kaslı herifi çağırır. Truvada var böyle bir sahne. Sonra diğeri de adamını çağırır ve o adam ona tek atar ya. Aynen öyle oldu. O tatmin duygusu. Adamın tek yeyişini, kafasının havada kuş misali uçmasını izlemek öyle zevkli ki. Öhm Öhm. Ama bir olay var ki benim bu bütün tatmin olma duygumun zevkimin içine etti. Savaş bittikten sonra askerlerime tekrar bir göz atayım dedim ordu ekranına girdim ve... Evde bir bağırış bir çığlık, öfke küfürler! O saatlerce kastığım aşırı havalı her şeye tek atam 30 seviyelik adamım gitmiş hatta bütün ordum gitmiş yerine yeni düşmanlar gelmiş. NİYE LAN NİYE SAVAŞI BİZ KAZANMADIK MI ASKERLERİM NEREDE!!! Sen onlarca saat uğraş adamı tanka çevir gözünden lazer atsın uçsun kaçsın tek parmakla adam öldürsün sen gel sıfırla. LAN NİYE!!! Tabi sonrasında yeniden ordumu düzenleyip tek atmaya devam ettim bu beni yıldırmadı ama NİYE!!!

 

4289513-middle-earth-shadow-of-mordor-7.thumb.jpg.4b5815bc0d93f30061af7548a20965dd.jpg                              middle-earth-shadow-of-mordor-domination.thumb.jpg.d2fe3d5763cf8c4f278ac4a9a0331a37.jpg

Bu oyuna puanım 85/100

Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki incelememe dek görüşmek üzere.

GodlessNinja

Metro 2033

metro-20331.thumb.jpg.2b23b67316ad49ebdb77d6c5b9f4e86d.jpgOyun Hakkında Anılarım 

 Oyun ilk elime geçtiği zaman bilgisayarım yetersizdi ve oyunu açamamıştım. Arada zaman geçti ben bilgisayar aldım oyun da Steam kütüphanemde bir yerlerde unutulmaya yüz tutmuştu. Son zamanlarda aldığım oyunların hepsini oynamış ve yeni bir oyun arayışı içindeydim. Sonra bir umut kütüphanemi gezerken Metro 2033'e rast geldim. Oyun hakkında daha önce çok güzel eleştiriler okmuş, oyunun zor ve etkileyici olduğunu söylediklerini hatırlıyordum. Oyunu oynama serüvenim böyle başlamıştı.

Hikaye

 2013 yılında bir kıyamet sonucu Dünyanın ve İnsanların neredeyse tamamı bir hiçliğe dönüşmüştür.Hayatta kalmayı başaran insanlar metrolarda yeniden bir medeniyet kurma çabasına girer ve Karalık Çağ adını verdikleri çağa girerler. 

 Yıl 2033 olduğunda metrolarda yeni bir jenerasyon meydana gelir ve istasyonda kuşatılan insanlar birbirleriyle  yaşam mücadelesi vermeye başlarlar ve bununla da kalmayıp onları dışarıda bekleyen korkunç mutantlar da vardır. Karakterimiz Artyon kıyametten hemen önce doğmuş fakat metrolarda yetiştirilmiştir. Kendi bulunduğu Metro'nun dışına çıkmaya hiç cesaret edememiş Artyom bir olay sebebiyle kalan insanlığı uyarmak için Metro içinde korkunç bir serüvene başlar.

Atmosfer

 Bu tip kıyamet sonrası veya kült bakış açılarına sahip oyunlarda en önemli şey o oyunun atmosferidir. Daha doğrusu bunu size nasıl yansıttığı. Peki bu oyun size bu atmosferi nasıl yansıtıyor. Yeteri kadar. Yeteri kadar dememin sebebi tam olarak o dünyada yaşadığımı hissedememem. Oyun içinde merminizi gaz maskenizin gazını tam camını da sağlam tutmanız gerekiyor. Bunlar hoş şeyler fakat gerçekten o dünyada hayatta kaldığımızı bize hissettirmesi için açlık ve susuzluk barları da hiç fena olmazdı. Evet oyun zaten zor bu şekilde daha da zor olurdu ama bu sefer gerçekten hayatta kaldığımı hissedebilirdim. Oyunun atmosferinin en güzel yansıtıldığı zaman metrodaki yaşamaya çalışan sivil halkı gördüğünüz zaman oluyor. Korkmuş çocuklar, travmaya uğramış yaşlı insanlar. Tüm bunlara rağmen de ayakta kalmaya çalışan insanlar. Çocuklarının etrafta oynayıp mutlu olmasını görmek isteyen anneler. Gerçekten içiniz acıyor. Metro Sivil

 He ya en önemli şeyi unuttum. Müzikler. Atmosfere etkisi o kadar büyük ki. Her oyunun müziğini unuturum. Abartısız oynadığım her oyunun müziğini unuturum. Ama bu oyunun müziği insanın damarlarına işliyor. Arada açıp YouTube üzerinden de dinlerim. Tabi oradan dinleyince o kadar etkili olmuyor ama olsun. Temposu çok yerinde müzikler kullanarak unutamayacağım bir atmosfer yarattı bu oyun.

Karakterler

 Oyun içindeki karakterler pek aklımda kalmadı açıkçası. Oyun başında adamın biri bizden bir iyilik istiyor ve karşılığında da AK tüfeğini vereceğini söylüyor. Tüm yolculuk boyunca da bizimle muhabbet edip hayat hikayesini anlatıyor ancak tek bir kelimesini bile dinlemedim.Ve bir de yanımızda olan ve birnevi silah dostumuz olan Miller var. Önceki incelememde hiç susmayan bir yoldaşın oyuna kattığı güzelliği anlatmıştım. Miller da sürekli konuşuyor. hiç susmuyor. AMA BU ADAM ÇOK SIKICI LAN. Esprileri o kadar da hoş değil ve sürekli oyun hakkında bilgiler veriyor. Aslında bu da iyi bir şey. Demek oluyor ki oyunun hikayesini etraftan topladığımız parça pinçik bir takım şeylerden çıkartmayacağız. Ama bu kadara da gerek olmadığını düşünüyorum. Ha ben böyle abartınca düşünmeyin ki adam her daim konuşup anlatıyor. Sadece oyun esnasında yanımızda olduğu zaman konuşuyor ve her daim de yanımızda değil. Neyse ki değil : )

 Ve son olarak da biz yani ana karakter kalıyor. Ana karakterimizin bir kişiliği geçmişi ve hikayesi var ancak oyun içinde ne sesini duyuyoruz ne de yüzünü görüyoruz. Hal böyle olunca karakter gelişimi diye bir şey de kalmıyor. Sadece oyuna başlamadan önce bir takım cümleler söylüyor. Onu da sanki yükleme ekranında sıkılmamamız için koymuşlar gibi.

125_crop890x507.jpg.8ab25a091f83c25a5ad1c61cf3505b9c.jpg375px-Miller.jpg.05c745e364c7d4be0e6855974bb33bc5.jpg

Savaş - Oyun Mekaniği ve Oyunun Size Tanıdığı Özgürlük

Öncelikle şunu belirteyim ben oyunu normal zorluk seviyesinde oynadım ve yazacaklarımın hepsini oynadığım zorluk seviyesine dayanarak yazacağım.

 Oyunun savaş mekaniği 2 yönlü. Sizden ya gizli yapmanızı ya da Allah ne verdiyse dalmanızı istiyor. Ama oyun sizi daha çok gizli olmaya itiyor. Çünkü taşıdığınız mermi sayısı çok komik bir sayı olabiliyor. Oyunun düşman dizilimi öyle 3-5 tane ile bitmiyor. Bir koridorda en 10 kişi olduğu zamanlar oluyor. Ee haliyle merminiz de hepsiyle çatışmaya yetmiyor. Birden fazla silah taşıyabiliyorsunuz ancak hepsinde yeterli mermi olduğunu da düşünmeyin derim. Önünüze çıkan insanlarda mermi kullanırsanız bir sonraki adımda kapışacağınız yaratıklara mermi kalmıyor ve kaçmak zorunda kalıyorsunuz. Oyun seve seve sizi gizli yapmaya itiyor yani. Ama gizli yapması da o kadar kolay değil. Belli ki bölüm dizaynı üzerine oturulup düşünülmüş. Bastığınız yerdeki cam kırıkları, konserve yiyecek kutuları, çakıl taşları ve benzerleri. Masada duran ışıktan yansıyan gölgeniz. Bunlar hep gizliliği zorlaştıran etmenler. Şimdi diyeceksiniz, ee kafa atma zor gizli yapma zor. Kafa atarsanız sonuçlarının ne olduğunu yazdım. Mermisiz bir şekilde yaratıklarla savaşmak istiyorsanız buyurun. Bu katagoride son olarak bahsedeceğim şey de silah modifiyesi ve çeşitliliği. Silah modifiye parçalarını mermi ile alıyorsunuz. Aynı zamanda silahları da öyle. Oyunun para birimi mermiler. Metroda varolmayan silahların mermileri ile ticaret yapıyorsunuz. Mermileri bulması zor. Bulduklarınıza da ulaşması zor. Çoğunluğu düşmanlardan çıkıyor. Silah çeşitliliği pek fazla değil. Olmaması da normal açıkçası. Öyle bir mekanda öyle bir kıyametten sonra kim nereden silah bulacak? Yine yok değil yeteri kadar var ve bunlar beni tatmin etmeye yetti. Silah modifiyeleri ve fazla olmasa da yeterli. Susturucu ve dürbün dışında fazla şey yok. Bana kalırsa gerek de yok. İşimi genellikle fırlatma bıçağı ve pala ile hallettim.  Ve oyun mekaniği hakkında söylemek istediğim son şey zorluk seviyesi. İlk başta Zor modda açmayı düşünmüştüm ki açsaydım herhalde kriz geçirip oyunu silerdim. İstediğiniz zaman ESC tuşuna basarak zorluk seviyenizi değiştirebiliyorsunuz. Oyun da zor olduğunun farkında yani. Ama yine de size neyde başladıysanız öyle devam etmenizi öneririm.steamworkshop_webupload_previewfile_152983804_preview.png.2ecfa82706b44de64495169406fbc1a1.png2e0f290404d65d3534b1e61861db0239.thumb.png.650a3b7b4223cfd00d7797d63c62a6dc.pngUboinik_bayonet_sideview_M2033.thumb.png.082bcebd179d1c3ec04ba6b445bf8f47.png437039-metro-2033-windows-screenshot-looking-for-merchandise.thumb.jpg.5bf0bc2d9455c15cfec84f8dca43b30e.jpg

 

 


Vakit ayırıp okuduğunuz için TEŞEKKÜR EDERİM. Umarım yardımcı olmuşumdur.

GodlessNinja

GameRains

 İlk Shadow Warrior incelememin ardından sitenin durumunu bir gözden geçirdim. Site başlıkları olsun ara başlıklar, profiller, konular neredeyse her şey tıkırında. Peki neden neredeyse her şey. Çünkü sayfa henüz yeni açılmış bir sayfa ve eksikleri yok değil. Ama altyapısının güzelliğinden olsa gerek eksikliği pek hissetmiyorsunuz. Yöneticiler sorduğunuz her soruya cevap verip sizinle çevrimiçi oldukları sürece iletişime geçiyorlar. Şuana kadar sorduğum her soruya cevap verdiler ve bu nasıl soru be deyip de burun kıvırmadılar.

 Sayfanın üyelerini gösteren ve ayrıca yöneticileri gösteren 2 kısım var. Oradan hangi yöneticilerin çevrimiçi olup olmadığını görüp mesaj atabilirsiniz. Aynı şekilde Destek kısmından da iletişime geçebilirsiniz. Aktiviteler kısmına gidip kimler ne yapmış görebiliyorsunuz ya da kenidinizin neler yaptığınızı görebiliyorsunuz. Forum sayfasının da site içinde olması ayrıca hoşuma gitti. Ayrı ayrı yerlerde daha zor oluyordu. Kimisi değişmesini istemiş ancak bu haliyle erişiminin daha kolay olduğunu düşünüyorum. Ayrıca sayfanın topluluğu bilmiyorum belki şuan az olmasından kaynaklanıyor da olabilir ancak hiç de fena değil. 

 Çok fazla övdüm biraz da kötü yanlarını yazayım. Ancak siteye gelen güncellemeler sonrası bu yazıyı okuyan olursa ve ben yazımı değiştirmemişsem affola. Çünkü ben bu yazıyı 27 Temmuz 2017 tarihinde yazıyorum.

 Kötü yanlarına gelecek olursak. Henüz yeni açılmış bir platform olmasından kaynaklı her şey tam değil. Başlıkların eksik olması da bunun bir örneği. Daha fazla olabilirlerdi. Kullanıcı iletişim kısmı yetersiz. Ve son olarak Ana Sayfa her ne kadar sade ve güzel tasarlanmış olsa da kendini biraz eksik gösteriyor gibi.

 Ve yazacaklarım bu kadar. Sayfa hakkında tüm görüşlerimi bildirdim.

GodlessNinja

Oyun Hakkında Kısa Anılarım 

 Hack & Slash türüne hep bir sevgi beslemişimdir. Alacaksın eline kılıcı - sopayı üzerine akın akın gelen yüzlerce düşmanı tek hamleyle yere sereceksin. Bana hep zevkli gelmiştir. Bugüne kadar oynadığım hiçbir Hack & Slash oyununda hikayeye dikkat etmemiştim. Hatta bu türde hikayenin varlığından bile haberim yoktu. Sadece düşmanlar ben ve silahım vardı. Uzun bir süredir de bu türü oynamıyordum. Sanırım aradan 5 yıl falan geçmişti ve ben Shadow Warrior'u gördüm. İlk başta oyuna pek ısınamamıştım. Çünkü günümüz zamanında geçen bir oyundu. Benim oynadığım Hack & Slash'lerin hepsi Antik Japon Savaşçılarının olduğu zamanlarda geçiyordu. Samurai'ların falan çok hat safhada olduğu zamanlar işte. Ama yine de bir şans verip oynayayım dedim ve Aman Allahım. Ben bu oyunu neden daha önce oynamamışım dedim. Şimdi gelelim neden bu oyunu oynamanız gerektiğine.

 Ön Bilgi

Shadow Warrior belirttiğim gibi bir Hack & Slash oyunu. Ama sadece Hack & Slash deyip geçmeyelim. Çok güzel yazılmış karakterleri ve idare eder nitelikte bir hikayesi var. Ama bana göre oyunu oyuncuya oynatan asıl etmen oynanıştır. Peki bu oyunun oynanışı nasıl? Gayet güzel ancak daha da güzel olabilirmiş ama yine de gayet iyi.5978f4a4edd57_2405162-swsurvival2.thumb.png.031d5e4491a6fc82942810c8f1a4dfdf.png

 Hikaye

 Önce işe hikayeden girelim. Shadow Warrior Zilla Enterprise'ın Lo Wang'e efsanevi sonsuz gücü olan bir kılıcı alması gerektiğini söyleyen bir hikaye ile başlıyor. Fakat Lo Wang kılıcın dünyayı yok etmeye sürükleyen birkaç antik tanrı ile bağlantısı olduğunu öğrenir. Hal böyle olunca Lo Wang sorumluluğu üstüne alıp tabanca tüfek kılıç ve büyü yeteneklerini birleştirip efsanevi bir savaşçı haline bürünür ve şeytanı karanlığa geri püskürtmeye amaçlar.

 Hikaye bana kalırsa pek de ilgi çekici değil ama oyun bunu size güzel vermiş. Eğer kurgusu iyi yapıldıysa hikayenin güzelliğinin fazla bir önemi kalmıyor.

Karakterler

 Oyunun kayda değer 2 karakteri var. Biri siz diğeri de yanınızdaki şeytan. Evet şeytan. Ve kendisi yanınızda da dolaşmıyor. İçinizde dolaşıyor. Bir anda yok olup vücudunuzun içine giriyor. Bu size herhangi bir özellik kazandırmıyor veya kaybettirmiyor. Ne biliyim mesela o içimizdeyken görünmez falan olsaydık. Bu şeytanın adı Hoji. Ve hiç susmuyor. Ama susmaması bu oyun iyi bir şey. Hatta bir karakterin hiç susmamasının hiç bu kadar hoşuma gideceği aklıma gelmezdi. Bizim dünyamızdan olmadığı için iyi bir mizah yedirilmiş ve esprileri de cabası. İki karakterin birbirine atıp tutması ve laf sokmaları da oyunu daha eğlenceli hale getiriyor. Bizim karakterimizin her olaya vereceği bir cevabı oluyor ve en b*ktan durumda bile espri yapabiliyor. Adama aynı anda 10 kişi saldırıyor bu gelmiş onlara hakaret ediyor. Bu yüzden oyunu İngilizce olarak oynamanızı da tavsiye ediyorum. Türkçeye çevirince nasıl olur bilmiyorum ama oyun içindeki esprilerin Türkçeye çevirildiğini düşündüğüm zaman hiç komik olmuyorlardı. Diğer yan karakterlerden söz etmemizi gerektirecek bir durum yok. Kötü değiller fakat bahsedilmeye de değecek kadar iyi değiller.

2015-04-23_00036.thumb.jpg.4a09a5fd5cec86bdf9bcd6879175c570.jpg

shadow_warriorscr_011-large.thumb.jpg.26c697258a7d72c0644da60ed79305c1.jpg

Oynanış

 Gelelim benim için en önemli kısma. Bu oyundan gerçekten zevk almamı sağlayan kısıma. Oyuna ilk başladığımız zaman elimizde bir kılıç ile başlıyor sonradan yavaş yavaş silahlarımızı buluyoruz. Bu oyunda da karakter gelişimi mevcut ve bunun oyuna yedirilişini pek anlamadım. Oyunu bitirdiğimde yetenek ağaçlarımın kimisi boştu kimisi yarımdı kimisi ise tamdı. Ama bunun pek bir etkisini göremedim. Zaten hikayede ilerledikçe sizin için gerekli olan yetenekleri oyun otomatik açıyor. Ondan sonra açtıklarınız sadece mevcut olanı güçlendiriyor. Güçlendirmeseniz de yokluğunu pek hissettiğiniz şeyler değiller. Aynı zamanda silah geliştirme de mevcut. Bunun için oyunda etrafta topladığınız paraları kullanıyorsunuz. Paraları bulmak için de gezmeniz gerekiyor. Ama ben ne kadar gezersem gezeyim parayı neredeyse hiç %100 olarak toplayamadım. Her bölüm sonunda size verdiğin istatislikte param hep eksik gözüküyordu.shadow_warriorscr_019-large.thumb.jpg.d0a33715e21c404fe9c01c87ba1873f4.jpg

 Silah geliştirmeleri için de çok fazla para istiyor. Bütün silahlarımı geliştirmek istedim ancak yapamadım. Çünkü 3-4 tanesini Fulledikten sonra param bitti ve gerisini geliştirmek için para bulamadan oyun bitti. Sonra düşündüm acaba bu oyunun çok güçlü olmamamız için yaptığı bir şey miydi diye. Çünkü öyle olsaydı Boss Fight'larda çok güçlü olurduk. Harbi ya Boss Fight demişken o ney öyle!? Toplamda kaç Boss Fight olduğunu hatırlamıyorum ama bunların 3 tanesi birbirinin tamamen aynısı. Aralarında küçük farklar yok değil ancak olsa da olmasa da pek fark etmiyor. Oynama süresini uzatmak için koyulmuş gibiler. Ama hakkını da yemeyelim bazı Boss Fight'lar var ki gerçekten eğlenceliler. Hele ki Boss Fight olmayan düşmanlar da var ama bir Boss Fight'ı aratmıyorlar. Gerçekten zorlandığınız yerler olmuyor değil. Kendini tekrar ettiği noktalar var yok değil.Ancak bir Hack & Slash oyununa göre yine de kendini fazla tekrar etmiyor. Yine yaptığınız şeyler arasında pek fark yok ama tempoyu değiştirmek için çabaladıkları belli. 3-5 bölüm birbirlerine çok benziyorlar ancak her seferinde farklı bir şekilde karşılanıyorsunuz. Bölümün bir diğerine benzediğini anlıyorsunuz ancak pek de umrunuzda olmuyor bu sebepten dolayı. Ve oynanış üzerine de anlatmam gereken çoğu şeyi anlattım.maxresdefault.thumb.jpg.0e748c6845a72179500e974450644edc.jpg

Vakit ayırıp okuduğunuz için TEŞEKKÜR EDERİM. Umarım yardımcı olmuşumdur.

Sign in to follow this  
Followers 0